ÇOCUKLAR ARASINDAKİ KISKANÇLIĞI NASIL AZALTABİLİRİM?
المنتدى الإسلامي العالمي للتربية

ÇOCUKLAR ARASINDAKİ KISKANÇLIĞI NASIL AZALTABİLİRİM?

On yaşında bir erkek çocuğum var. Kardeşler arasında 5. Sırada kendisi. Kendisinden önce doğan kardeşleri ile arasında çok büyük farklar var. Kardeşlerinin tamamının kendisine karşı davranışları sevgi ve hoşgörü üzerinedir.  Çok akıllı ve parlak bir çocuk olmasının yanında,  ileri derecede dilbilgisi, matematik ve bilimsel bir zekâya sahiptir. Ta ki kendisinin doğumundan 2 yıl sonra bir kız çocuğumuz daha oldu. Aile onu ayrı bir mutlu ve sıcak karşıladı. Kızımız basit bir kişilik olmasının yanında istekleri ve düşünceleri de sıradandı. Fakat insanı kendisine çeken bir yapısı vardı. Bu da belki insanlara karşı müsamahakâr, hoş görülü ve sevgi dolu olduğundandı. Böyle oluşu diğerlerinin kendisine olan sevgisinin artmasına neden oldu. Kız kardeşinin bu hali onda çok derin bir etki bıraktı. Öyle ki hayatında yazdığı ilk cümle onunla ilgiliydi: ‘’İyi ölümler ey… Deyip kız kardeşinin adını yazdı.’’             

Mesele bununla da bitmedi. Kız kardeşi Onunla beraber okula da başladı. Abisi arkadaşlıklar kuramazken o arkadaşlar edinir ve çokça sevilirdi. Kız kardeşine sürekli Düşmanlık yapıyor, hor görüyor, onu aptal, önemsiz ve aşağılık diye nitelendiriyordu. Ayrıca Kendisinde İstemsizce idrar kaçırma rahatsızlığı başladı.  İş gittikçe daha da kötüye gidiyordu. Kız Kardeşine yakınlaşmak için uykuda olduğu zamanda uyanık kalmaya, o uyanık olduğunda ise uykuya geçmeyi tercih ediyordu. Nefret edecek dereceye varan kıskançlık ve aralarındaki bu tehlikeli ilişki beni endişelendiriyordu.  

Soru şu: bilmiyorum, problem gerçekten de benim zannettiğim kadar büyük mü? Özellikle babaları bu durumun normal olduğunu, bu tür problemlerin çözümü zamanla olacağını söylüyor. Oğlum için korkuyorum, bazen mantıklı düşünemeyeceği hissi oluşuyor ve yer yer dengesizleştiği oluyor, onu bir psikiyatriste gösterdim. Onun spor ve zihinsel aktiviteler barındıran davranışsal terapiye ihtiyacı olduğunu söyledi. Fakat maalesef sürekli oradan oraya hareket halinde olmamız nedeniyle zaman, coğrafya ve sağlık açısından yeterli imkâna sahip değiliz. Güç ve imkân dâhilinde kolay çözüm önerileriniz var mı?

 

CEVAP:

Mesaj gönderen Kıymetli anne: korkularınızı küçümsemek ya da zor bir vaka olarak tanımlamak istemeyiz. Çünkü kıskançlık insanın doğasında var olan bir şeydir. Kıskançlık kimi zaman olumlu, övülen ve istenilen olabildiği gibi, olumsuz, zararlı ve alınmak istenmeyen bir şeyde olabiliyor.

Çocuklar arasında veya aynı mekânda bulunan insanlar arasında dürüst rekabet yaratması nedeniyle Olumlu ve arzu edilen bir şey olmaktadır. Aynı şirkette veya kurumda çalışanlar arasında olduğu gibi, bu çalışanların arasında olumlu kıskanma olmazsa üretim, gelişme ve yaratıcılık olmazdı.

Olumsuz, iğrenç olan kıskançlığa gelince, ruhu bitirir. Birçok çabayı, mutluluğu ve sosyal ilişkileri yok eder. Birçok açıdan kardeşlerin birlikteliğini engeller. Ayrıca çekememezliğe, kine, sırtından vurmaya, şiddet ve üzüntüye yol açar. Garip olan, biz insanlar kıskançlığın olumlu ve olumsuz iki çeşidini de birbirimizden görerek alırız ve körükleyerek yoğunluğunu farklı seviyelerde yaşarız.  

Bu bağlamda Ürdün de psikoloji alanında eğitim profesörü olan araştırmacı Andy Hijazi’nin çalışmaları vardır. Bu çalışmalarda kıskançlığın psikolojik veya kardiyolojik hastalıklara dönüşebileceğinin altını çizmektedir. Yaşamın erken yaşlarında baş gösteren kıskançlık kişinin enerjisini, hareketliliğini ve canlılığını elinden alır. En kötüsü kişinin hayatı boyunca kendisinin belirleyici bir özelliği olarak devam etmesidir.

 

ÇOCUKLAR ARASINDA KISKANÇLIK DUYGULARINI KÖRÜKLEYEN SEBEPLER NELERDİR?

Birinci Sebep: Adaletin ve Eşitliğin olmayışı

Ebeveynlerin çocuklarına her alandaki davranışlarında eşitliğin ve adaletin olmayışı, örneğin onların elbise, alet, edevat ve ihtiyaçlarının alımında eşit davranmak, sevgi, şefkat ve sempati gibi duyguların yansıtılmasında, öpme, sarılma, gülümseme, şefkatle nazar etme, güzel yetiştirmede, hediye vs eşya alma ve harcama yapma vs., tüm bu davranışlarda yapılacak bir adaletsizlik kardeşler arasında kıskançlığı tetikleyen ve meydana getiren ana etkendir. Erkek çocuğun evde kendisi ve kardeşleri arasında bir adaletsizlik ve eşitsizlik hissetmesi, içinde büyüyen bir başkaldırıya dönüşerek haksızlığa uğradığı hissi oluşur ve kıskançlık duyguları daha da bilenir. Ebeveynlerin çocuklar arasında yapacakları her ayrımcılık, haksızlığa uğrama hissini artıracak ve kıskançlık duygusu gelişerek büyüyecektir. Ev içerisinde kardeşlerin arasındaki sevgiye dayalı ilişkilerini olumsuz yönde etkileyecektir. Belki de kıskançlık kardeşler arasında sürecek sonsuz ihtilafların, kalıcı nefret ve düşmanlıkların sebebi olabilir.     

İkinci sebep: Çocukları birbiriyle karşılaştırmak

Ebeveynlerin yaptıkları en kötü şey çocukları karşılaştırmaktır. Bazen çocukları birbirleri ile karşılaştırma, kimi zamanda insanların yanında içlerinden birini övmek ile karşılaştırma yapılır. Bazen baba bir çocuğunu akraba ve dostlarının yanında çalışkanlığı, becerileri, yetenekleri, liderlik kabiliyeti veya şeklinin güzelliği nedeniyle sürekli över. Öte yandan diğer çocuğu hakkında olumlu bir şeyden bahsetmez. Ve bu durum defalarca tekrarlanır. Buda ihmal edilen çocuğun içinde yer eder ve zamanla kıskançlık, nefret ve düşmanlık duygusuna dönüşür.  Veya kendisini soyutlar ve umutsuzluğa kapılır.

Üçüncü sebep: Başarı ve öne çıkma

Kişi kardeşinin kendinden herhangi bir alanda daha başarılı olduğunu hissetmesi, örneğin derslerinde veya fiziği ve yaratılış güzelliğinde. Veyahut ta yetenek ve becerilerinde öne çıkması. Örneğin resimde, sporda ve sevilen biri olmasında. Bunlar kişide kıskançlık duygularını uyandırır. Eğer çocuk küçük yaşlardan itibaren terbiye edilip iyi muamele görmüş olsa başkalarının iyiliğine sevinir. İnsanlar arasındaki farklılıkları kabul eder. Mükemmelliğin sadece Allah ta olduğunu, Hiç kimsenin her şeye sahip olamayacağını bilir. Her insan bir şeylerde başarılıdır ve her şeyde başarılı olamaz. Kişiye düşen her hali için Allaha şükretmeli ve başkalarını kıskanmayı bırakmalıdır. 

 

 KARDEŞLER ARASINDA KISKANÇLIK BELİRTİLERİ (BAZEN BİR VEYA DAHA FAZLA OLABİLİR)

Birbirleri ile Çekişme ve Kavga

Kıskançlığın en açık ve şiddetli belirtilerinden biridir. Bazı çocuklar özellikle büyük olanlar ayrımcılığı reddettiklerini ve kardeşlerine olan kıskançlık duygularını babalarının kendilerine olan üslup ve davranışları sebebiyle açıkça ifade etmeyebilirler. Ancak evde yaşanan çatışma ve gerilimler, başkalarına şiddet uygulamak, kardeşlerine karşı darp, bağırma ve sövmeye yol açacak eylemleri nedeniyle ayan beyan ortaya çıkar.

Ağlama ve İnatçılık

Çoğunlukla küçüklerde görülür. Küçük kardeşin önemsiz bir nedenle ağlaması, inatçılığı, başını eline veya yere vurması, öfkeyle eşyaları atması bunların hepsi çoğu zaman çocukta kıskançlık duygularının belirtilerini işaret eder. Çoğu kerede yeni kardeş gelmiş olmasının sonucudur. Kendisinin yerini aldığını zannetmektedir. Ağlar, sebepsiz yere bağırır çağırır, birde istekleri çabucak yerine getirilmediğinde, yere düştüğünde veya kendisinin eşyalarından biri alındığında bunu yapar. Çoğu zaman anne olup biten bu ağlama, inatçılık, huysuzluk ve kaosa bir anlam veremez. Onun önceki tavır ve davranış şekillerine göz atacak olursa anlayacaktır.

Utangaçlık, İçine kapanık olma ve aileden ayrı kalmak

Arkadaşlarının içine karışmadan kendi başına takılmak çocukların varabilecekleri en kötü sonuç ve Kıskançlığın neticesidir. Ebeveynlerin çocuğunun yalnız odasında oynadığını, hobileri ile zaman geçirdiğini ve kendisine ihtimam göstermeden onun zaten sakin ve uysal olduğunu düşündükleri bir vakitte..  Çocuk içindeki psikolojik bir sorundan muzdarip olabilir. Kendini nasıl ifade edeceğini, içinde bulunduğu durumu anne babasına nasıl açıklayacağını bilemeyebilir. Bu büyüyerek içinde yer edip başkalarına kin ve nefrete dönüşebilir. Ebeveynlerin yalnız başlarına takılan çocuklarını ihmal etmeleri çok tehlikelidir.    

Ebeveynler, kıskançlığın ileri seviyesinin çocuğun çocukluk döneminde sahip olması gereken sevincini, heyecanını ve canlılığını yok ettiğini bilmezler. Ve bu içine kapanıklığın çocuğun üzerinde ileriki zamanda olumsuz etkisi olur. Şöyle ki insanlara karışmaktan korkar. Böylece kendine olan güvenini ve hayattaki başarısını azaltır.

Göze Çarpan Davranış Problemleri 

Kıskançlık ve öfke duyguları olan bir çocuk bunu davranışlarında apaçık gösterir. Tırnaklarını yeme, yatak ıslatma, evin eksiklerini araştırarak kargaşa çıkarma ve hasta gibi davranmak, dikkat çekmek, ebeveynlere yaklaşmak ve onların duygularını, dikkatlerini kendi üzerine çekmeye çalışmak gibi. Ne yazık ki, Ebeveynlerin çocuklarının seslerine kulak vermeme neticesinde ve içlerindeki duygu mekanizması harekete geçmediğinden bütün bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanır. Bu duygular tüm çocuklarda aynı derecede yaşanmayabilir. Bu durum kendi aralarında ki kıskançlık sorunun şiddetlenmesine yol açar, büyüdüklerinde bile devam eder, kıskaçlıkları ve öfkeleri de kendileriyle birlikte büyür. Bazen aralarındaki nefret, uzaklık ve soğukluk durumu her biri evlendikten çoluk çocuk sahibi olduktan sonra bile devam eder,  hatta daha artar. 

 

ÇOCUKLAR ARASINDAKİ KISKANÇLIK DUYGULARINI NASIL AZALTABİLİRİM?

Ey anne ve babalar, çocuklarınız arasında kıskançlık duygularını azaltmak,  özgüvenlerini ve aralarındaki sevgiyi artırmak için imkân ölçüsünde aşağıdakileri gerçekleştirmeye çapa gösterin.

Çocuklar arasında Adalet ve Eşitlik

Bu ikisi kıskançlık sorununu çözmenin baştan sona en önemli nedenleridir. Çocuklarla ilgili maddi manevi her alanda adalet gereklidir. Eğer kardeşler arasında kıskançlık duyguları varsa bir çocuğa diğerinin dışında sevgi ve şefkat göstermeyin. Buna ihtiyaç duysa bile, bir hastalıktan muzdarip olsa, bir engeli bulunsa, bedeni ya da psikolojik bir problemi olsa bile. Yine davranışlarda veya bir şey almada farklılaştırma. Ancak onlara bu ilginin nedenini açıkladığınızda veya onları buna ikna ettiğinizde yapabilirsiniz.

Her çocuk ailesi içerisinde, anne babasının kalbinde söz ve eylemler ile sevgi, şefkat, onurlanma, saygı ve değer kavramlarını hissetmelidir. Özelliklede aşırı davranışsal veya sinirsel rahatsızlıklardan, gerginlik ve psikolojik durumdan muzdarip bir çocuk hissetmelidir. Hz Yusuf’un kardeşlerinin babalarının Yusuf’u kendilerinden nasıl daha çok sevdiğini zannettiklerini hatırlayın. Bu yüzden ona eziyet ettiler. Onu derin ve karanlık bir kuyuya atarak ondan kurtulmaya çalıştılar. ‘’Dediler ki babamız Yusuf ve kardeşini bizden daha çok seviyor.’’ Yusuf suresi-8) Eşit olmayan davranış ve duygularınıza dikkat edin.

Çocuklar Arasında Görev ve Sorumlulukların Dağıtılması

Bütün çocuklarınıza kendilerine sevgi, muhabbet ve önemsendiklerini hissettirerek bazı görev ve sorumluluklar verin. Kendilerine olan güvenlerini artırın. Hayat yolculuğunda kendilerine destek olun. Bu vereceğiniz sorumlukları bazılarının omuzlarına yükleyerek diğerlerini ihmal etmeyin. Bazılarının küçük, bazılarının güçsüz olduklarını ileri sürerek bunu yaptığınızda çocuklarınız arasına ayrımcılığı ve kıskançlığı siz koymuş olursunuz. 

Büyük oğlunuzu yeni bir bebek için hazırlayın

Tüm sevginizi küçük çocuğunuza vererek büyüğünü ihmal etmeyin. Büyük çocuğunuzu yeni bir bebeğin gelişine hazırlayın. Onun nasıl sevileceğini ona öğretin. Örneğin yeni doğan için bazı kıyafetler alacağınızda büyük kardeşler içinde satın alın. Yeni doğan için yapacağınız şeyler büyüklerce onu daha çok seviyorsunuz şeklinde yorumlanır. Yeni doğan bebek kendilerinin yerini almış, anne ve babanın onunla daha çok ilgilendiği, özen gösterdikleri hissi oluşur.  Böylelikle Yusuf peygamberin Kardeşlerinin ona yaptığı gibi kardeşlerine zarar vermeye onu ihmal edip varlığını inkâr etmeye kalkabilirler.

Çocuklarınızın tümünü dinleyin

Çocuklarınızın tümünün görüşlerini, problemlerini ve düşüncelerini dinleyin, Özellikle ergenlik çağındakileri. Sadece birinin söylediklerini dinleyerek diğerlerini ötekileştirmeyin. Görüşlerine saygı gösterin. Onların görüşlerini almanız sevginize olan güvenlerini artıracaktır. Kardeşler arasında kıskançlık duygularını azaltacaktır. Özelliklede çocuklarınızla görüş alış verişinde bulunduğunuz oturumlarınız var ise ve bunu hepsiyle yapıyor iseniz. Yok, eğer bunu bazısıyla yapıyorsanız, örneğin küçüğün dışında büyüğün görüşlerini alıyorsanız. Onların arasında kıskançlık ve öfkeyi siz körüklüyorsunuzdur ey anne ve babalar. Çocuklarınız arasında ayrılığı oluşturan, birbirlerinden nefret etmelerine sebep sizsiniz.

Çocuklarınız arasına Güven ve Sevgi tohumları ekin

Ebeveynlerin evlerinde kardeşler arasında karşılıklı sevgiyi oluşturma sorumlulukları vardır. Ona kendisinin bir kardeşi olduğunu, Onun kendisinin bir parçası olduğunu, kendisini sevdiğini ve sizin onu sevdiği kadar kendisini de sevdiğini sürekli hatırlatın. Kardeşlerinin farklı farklı yeteneklere sahip oldukları gibi kendisinin de başka yeteneklerinin olduğunu ona öğretin. Kendisinin yeteneklerini, yaratıcılığını, görünüşünü ve kendisini geliştirmesi gerektiğini ona öğretin. Ebeveynlerin her çocuklarının yetenek gelişimine ayrı ayrı özen göstermesi gerekir. Kendisine ve yeteneklerine güvenme aşılanmalı, zaman içinde solmaya ve tükenme yerine artma ve gelişim sağlanmalıdır.

 

Çocuklarınızı birbirileri ile karşılaştırmayınız

Çocukları birbirleri ile karşılaştırma yapmak kıskançlığın en baş sebebidir. Sakın çocuğunuzu kardeşleriyle veya başka biriyle kardeşlerinin yanında karşılaştırmayın. Hatta başkalarının yanında veya kendi başınızayken bile karşılaştırmayın. Çünkü her çocuğun kendi yetenekleri, becerileri, enerjileri, eğilimleri ve yaşam amaçları vardır. Çocukları karşılaştırma yapmak, kıskançlık ve kalıcı nefret duygularına sebep olan en bozgun etkendir. Çocuğunuz ile ilgili: falan çocuğum filan çocuğumdan daha akıllı, sen ne zaman kardeşin gibi olacaksın, sen hiçbir şey anlamıyorsun, kardeşine bakıp ondan bir şeyler öğren… Gibi sözler söylemeyin.   Bunlar kardeşler arasındaki sevgiyi yok eden, onlardaki yetenek ve becerileri tüketen çok tehlikeli ifadelerdir. Aksine çocuklarımıza seviye, yetenek ve becerilerine göre öz güven oluşturacak övgü dolu sözler söylemeliyiz.

 

قد يعجبك ايضا